KOPENHAG

Taşı toprağı medeniyet, güzellikler ülkesinin en muhteşem şehri, KOPENHAG!

Nhyvan, Kopenhag

Her şey dünyanın en mutlu ülkesini görmeyi istemekle başlamıştı. Gerçekten mutlular mı? Mutlulular ise neden bu kadar mutlular? İşte ben bu en mutlu başkent ile ilgili tüm soruların cevabını bu seyahatim de buldum. Sizde yazıyı okurken bana hak verecek, benimle birlikte küçük birer kopenhag yeme-içme notları, en güzel fotoğraf kareleri ve iskandinav yaşam stili ile ilgili ipuçlarını yakalayacaksınız. Hadi o zaman başlıyoruz!

Başlayalım başlamasına da ben bu şehri neresinden övmeye başlasam bilemiyorum yani.. Hani şu herkesin bahsettiği ” Muasır Medeniyetler Seviyesi ” dedikleri yerin ta kendisi burası işte. Herkesin birbirine saygılı olduğu, çevre düzenlemelerine ve mimariye önem veren, keyif düşkünü insanları, iyi yaşamayı bilip, yeme-içme konusunda da bence en iyi mutfağa sahip ülkelerden biri.  Mesela etrafta hiç polis yok! Sokaklar pırıl pırıl, arabaların iki katından fazla bisiklet kullanımı var, her şey önemlisi düzen var DÜZEN! Hani şu bizim asla beceremediğimiz..

Kopenhag’ın en eski sokaklarından biri olan Magstraede.

KOPENHAG’DA ULAŞIM

Kopenhag havalimanından şehir merkezine ulaşım gerçekten çok rahat ve bunun için aslında bir çok alternatifiniz var. Otobüs, Metro, Taksi ve Uber bunlardan en önemlileri olsa da bizim tercihimiz ve bence en rahatı olan Metro. Terminal 3’ten Metroya ulaştığınız da gideceğiniz hat M2 hattı olacak çünkü tüm turistik yerler zaten bu hat üzerinde ve şehir merkezide yaklaşık 15 dk sürüyor. Bu arada kopenhag’da metrolar 24 saat çalışıyor aklınızda olsun. Onun dışında eğer hava dondurucu soğuk değilse tüm şehri zaten yürüyerek gezebilirsiniz.

 

KOPENHAG’DA KONAKLAMA

Eğer ki toplu taşıma duraklarının herhangi birine yakınsanız aslında her yer de kalabilirsiniz ama biz Vesterbro bölgesinde kaldık. Hem merkeze yakın hem de gençler tarafından yeni açılan bir çok mekandan ötürü tercih edilen bölge. Bizim kaldığımız otelin adı Cabinnn City. Biraz küçük ama temizdi ve en önemlisi her yere çok yakın bir oteldi böylesi pahalı bir şehirde bir de ulaşıma para vermek istemedik 🙂 Ayrıca bir çok blogda da okudum AİRBNB de gözünüz kapalı yapabileceğiniz bir ülke Danimarka. Aslında en mantıklı seçenekte zaten bu çünkü otel fiyatlarıyla hemen hemen aynı fiyatlarda oluyor ve üstelik mutfağında istediğiniz gibi kahvaltınızı hazırlayabilir, akşam için alışverişinizi marketten çok daha uyguna yapıp evinizde pişirebilirsiniz. ( Bence o yüzden ilk seçeneğiniz airbnb olsun bu şehirde )

 

KOPENHAG’DA GEZİLECEK YERLER

Palads Teatret, KOPENHAG

Kopenhag’ta gezilmesi gereken tüm yerleri bilmek ve hani instagramda ki bloggerların gittiği tüm mekanları öğrenmek istiyorsan şuan doğru yazıyı okuyorsun 🙂 Ama benim yazdıklarımın dışında çok planlı olmanız lazım. Kendinize bir harita yapıp gidilecek yerleri ve bölgeleri gün gün ayarlayıp oralara işaret koyun ki gezerken hiç bir yeri atlamayın. Eğer internet kullanmayacak bana otelin ve mekanların wifi’si yeter derseniz çevirimdışı harita çok rahat işinizi görecektir.  ( Bir çok app var ama telefonun kendi haritasına girip tüm yerleri bir dosya altında işaretlerseniz bile o haritada çevirimdışı çalışıyor bilginiz olsun. )

 

  1. NHYVAN

Kopenhag denilince google’da ve tüm seyahat yazılarında gördüğünüz fotoğraftaki yer işte burası. Gerçekten kartpostal gibi! 17. yüzyılda inşa edilmiş, ticari amaçla kullanılmış bir liman. Rengarek evleriyle ne zaman baksanız her seferinde tekrar büyülendiğimiz bir yerdi burası. Etrafında bir çok tatlı cafe var kasım ayının ilk haftası itibariyle şehirde ki ilk christmas markette buraya kuruluyor.

NOT: 20 numara bakacak olursanız çocukluğumuzun yıldızlarından Andersen’in yaşadığı evi görebilirsiniz. 9 numarada ise Nyhavn’ın en eski binası yer alıyor.

  1. TİVOLİ BAHÇELERİ

Biz olduğumuz da kapalıydı malesef burası zaten kışın genel olarak kapalı oluyormuş o yüzden gitmeden açık olduğu tarihlere bakmanız gerekli. Burası için dünyanın ilk lunaparkı diyenler var. Walt Disney, Tivoli Gardens’dan o kadar ilham almış ki aynısını Amerika’da da yaratmak istemiş. İşte ünlü Disneyland’ın açılması bu şekilde olmuş.

  1. CHRİSTİANA

Kopenhag’da kendi bayrağı ve para birimi bile olan özerk bölge burası. 1971’de kurulmuş olan bu bölgede kimse vergi vermiyor yani anlayacağınız kendilerine ait dünya yaratmışlar ve orada mutlular. Bu arada burada bildiğiniz esrar satışı var ve bu bölge içerisinde kullanırsanız serbest ama dışarı çıkardığınız anda üstünüzde bulunursa çok ciddi cezaları var. Ayrıca içeride fotoğraf ve video çekmek yasak. Kasabanın girişinde ‘Şuan Avrupa topraklarına veda ediyorsunuz’, çıkışında ise ‘Şuan Avrupa topraklarına giriş yapıyorsunuz’ yazıyor

  1. Strøget

Kopenhag’da ki meşhur alışveriş caddesi burası. Aynı zamanda Avrupa’nın en uzun yaya yolu ünvanına sahip. Karşılıklı bir çok mağaza ve restorana sahip 3,5 km lik bir caddeden bahsediyorum. 3 katlı Flying Tiger ve Lego mağazası da burada aklınızda olsun. Fotoğrafın çekildiği yer HAY HOUSE ki bence bu caddeyi çekmek için en güzel açı bu pencerede saklı 🙂

 

  1. SUPERKILEN

 

Kopenhag’da Nørrebro bölgesinin kalbinde bulunan bir park burası. 60’tan fazla milliyete ev sahipliği yapıyor ve danimarka başkentinin en çok etnik çeşitliliğe sahip olan ve sosyal olarak zorlu mahallelerinden biri olduğu için bu etnik grupları bir araya getirmek için bir sosyal alan olarak düşünülüşmüş bu park. Ayrıca instagram’da burası için bir çok yaratıcı fotoğraf mevcut gitmeden önce incelerseniz en doğru açıyı bulacağınıza eminim.

5.NATIONAL MUSEUM

Eğer müze gezmeyi seviyorsanız bir ülkeyi ve şehri daha yakından nasıl tanıyabilirim diye yanıp tutuşuyorsanız bu müze tam size göre. İnsanlık tarihine dair birçok eser ve Vikinglerin tarihiyle ilgili enteresan bilgilere sahip.

* Pazartesileri kapalı. Giriş: 75 DKK.

  1. Carlsberg Bira Fabrikası

 

1847 yılında bira üreticisi J.C Jacobsen tarafından kurulan fabrika, şehrin neredeyse göbeğinde, merkez istasyona 10 dakikalık bir mesafede yer alıyor. ”Carlsberg bölgesi” şeklinde anılan alanda eski Carslberg üretim tesisi ve yeni Jacobsen üretim tesisi bir arada bulunuyor. Burada 70 Danimarka kronu karşılığında rehbersiz tura katılabiliyor, müzenin barında soluklanıp soğuk biranızın tadını çıkarabiliyorsunuz. Üstelik sizin seçtiğiniz 2 bira da tura dahil; dışarıdaki fiyatlarla karşılaştırdığınız zaman kulağa gayet mantıklı gelen bir teklif!

* Salı günleri sadece gezi dahil ücretsiz olduğu söylentiler arasında! 🙂

Assistens Mezarlığı                                                                                                                                                                                                                                                                                       

Buda nereden çıktı şimdi dediğinizi duyar gibiyim ama gerçekten enteresan bir şekilde kopenhag’lı gençlerin takılmaktan çok hoşlandığı bir alan burası. İçerisinde çok bir güzel yürüyüş parkuru var. Gençler burada piknik yapıyor, çimlerde kitap okuyor falan hiç mezarlık değilmişçesine 🙂 Ayrıca bilginiz olsun Andersen’in de mezarı burada tabelaları takip etmeniz yeterli.

işte meşhur mezarlığın girişi.
  1. ROSENBORG KALESİ

 

Rosenborg Kalesi, İskandinav krallarının en popüler olanlardan biri olan IV. Christian tarafından 1606 yıllında inşa edilmiş tarihi bir yapı. Bu kale, yaklaşık 100 yıldır Danimarka Kralların yaşadığı bir yermiş ama daha sonra 1838 yıllında halka açılmış. Kraliyet Mücevherleri ve Kraliyet Taç Regalia gibi çok sayıda koleksiyon burada bulunuyor. Günümüzde burası müze olarak hizmette açılmış.  Muazzam bahçesi bir bahçesi var ki bahçesine girmek ücretsiz. Yaz aylarında özellikle şehrin tam içerisinde piknik yapmak, oynayan köpekleri ve çocukları seyretmek için şahane bir alan. Buraya yolunuz düşerse mutlaka bu yapıyı ziyaret edin.

 

KOPENHAG’DA ALIŞVERİŞ

Arkadaşlar bu şehir PAHALI! Ama öyle böyle değil… Asla rezil olmazsın ama biz vezir de olamadık. Eğer azıcık makul bir yer olsaydı size hiç bir yerde alışveriş yapmayın kendinizi kopenhaga saklayın derdim. Bir çok tasarım dükkan var öncelikle yani bir tabağın 300 DKK olduğunu gördükten sonra açıkçası gezmemeye karar verdim tabak çanak dükkanları ama yinede ben gönlümü şenlendirmeyi seviyorum derseniz bence hepsine girin ÇOK GÜZELLER!

* Avrupa’nın birçok yerinde de olan Flying Tiger buranın ana vatanı ve kesinlikle uğrayın derim.

* Meşhur Wood Wood var bir de baya popüler burada ama yine çok pahalı, tasarıma ben paraya kıyarım derseniz çok güzel şeyler bulabilirsiniz.

* Jægersborggade sokağında çok güzel tatlı butikler var o yüzden bu sokağı çevirimdışı haritanıza mutlaka ekleyin.

 

Süper Marketler:

Genel alışveriş yapabileceğiniz birkaç market var. Fakta, Fotex, Netto, Bilka, Lidl, Rema buralara uğrayabilirsiniz. Fakta, bizim Şok kıvamında; Fotex, Carrefour; Irma, Migros ya da Makro; Lidl, Bim – A101; Netto, Şok; Bilka ve Fotex aynı firma… ve Lidl, Almanya’nın en ucuz marketi seçildiğini de bilin.

* Benim favorim Netto oldu çünkü çok fazla raflarında vegan ürünler bulunuyordu.

* Bir de tabiki 7/11’lar var. Güzel yiyecekler, içecekler, salatalar, Bowl’lar her şey ama her şey bu markette!

seven eleven, kopenhag

KOPENHAG YEME İÇME REHBERİ

Hep aynı şeyi söyleyeceğim belki ama şehir aşırı pahalı olduğu için ve denemek istediğimiz çok yer olunca her yerde sadece tadımlık ve paylaşımlık yaptık her şeyi. Bu arada kopenhag ile ilgili bir dip not açıcam size hemen dünyanın 5 yıl boyunca en iyi restoranı seçilen ve aylar öncesinden rezervasyonu dolan NOMA bu şehirde yani demem o ki siz bu yeme-içme konusunda çıtayı baya yüksek tuttun. Merak edenler için söylemem lazım Noma’da bir akşam tadım yemeği 1900 DKK yani hayalleeer, hayatlar 🙂

  1. Copenhagen Street Food ( Reffen )

Şehrin en iyilerinin şubelerini açtığı bir yer burası. Resmen dünya mutfaklarının bir biri ardına sıralandığı kültür şöleni gibi. Zaten her stand’ta mutfak hangi ülkeye aitse o ülkenin bayrağı asılı oluyor. Limanın etrafında güzel oturma alanları hatta yazın şezlonglar oluyormuş bence tam bir keyif yeri burası.

* Mikkeller’ın asıl yeride burası tam fotoğraflık aklınızda olsun!

 

  1. Torvehallerne KBH

 

Burası açık ve kapalı bölümleri olan pazar yeri. Açık havada sebze meyveleri çiğ alabiliyorsunuz. Kapalı mekanda ise hem alışveriş yapıp hem yöresel lezzetleri deneme imkanı buluyorsunuz. Özellikle deniz ürünleri ( Smorrebrod ) , ekmek çeşitleri, peynirler, ve kahve. Arka tarafında açık alanda hafta sonları İsrail bit pazarı denen yer kuruluyor. Çok güzel antika eşyaları uygun fiyata bulabiliyorsunuz. Mutlaka uğrayın.

* Noma’dan ayrılmış ve netflix’te bir çok belgeselde karşımıza çıkan Chef Rasio’nun ünlü Taco’cusu da burada. ( Hija De Sanchez ) Bir diğer şubesi de Kodbyen’de az sonra orayı da anlatıcam zaten 🙂

3.GRANOLA

 

Sokağa girdiğiniz anda ” aaa ne tatlı bir cafe ” dediğimiz bir pek tatlı bir cafe 🙂 Kopenhag’lı bir çok blogger kahvaltı için burayı tercih ediyor. Biz baya sevdik aslında fiyatlar yine kopenhag ortalamasında.

* Kahvaltı tabağı 129 DKK, Blackberry Pancake 59 DKK.

  1. Mad&Kaffe

Sanırım kopenhag’a gelipte mutlaka buraya git diye herkesin baskı yaptığı ve iyiki de yaptığı yer burası işte. Saat sabah 8:30’da açılmasıyla birlikte kapısında resmen kuyruk oluşuyor beklerim derseniz ne ala, yoksa erken gitmekte baya fayda var. Mekana oturduğunuzda elinize hemen form gibi bir şey veriyorlar o aslında MENÜ. Yani ne yemek istiyorsanız işaretliyorsunuz ve adınızı yazıp veriyorsunuz. 3,5 ve 8 çeşit şeklinde bir fiyatlandırması var. Avokadolu humus, Blueberry yogurt, ve füme somon tercih edin derim. Biz burayı çok sevdik sakın burada kahvaltı yapmadan dönmeyin!

Mad & Kaffe, Vesterbro
  1. DOP ( SOSİS )

Pahalı memlekette olunca sokak lezzetlerini daha bir çok seviyorum 🙂 Şaka bir yana burası sevgili Netflix’ten Somebody Feed Phil önerisiydi.  (Bu arada gelmeden kopenhag bölümünü mutlaka izleyin). Alışveriş bölgesinde bulunuyor ve uygun fiyata güzel bir sosisliyi kesinlikle burada yiyebilirsiniz.

* Ortalama 41 DKK.

 

  1. Gasoline Grill

 

Tabiki yine Somebody Feed Phil önerisi şahane bir burgercı!  Benzin istasyonunun içinde küçücük ama kapısında sıra olan mekan. Mekanın sahibi danimarkalı çocuk bir süre amerikada bulunmuş ve ülkesine döndüğünde nasıl bir yer açsam dediğinde iyi bir burger dükkanı açacağım diye yola çıkarak burayı açmış bence baya iyi yapmış çünkü çok başarılı bir burgerdı.

* Butter Burger ve Patates 100 DKK.

  1. Sct. Peders Bageri

 

Latin mahallesinde yer olan bu pastane kopenhag’ın en eski fırınlarından biri aslında. Tereyağlı kringle’den tarçınlı rulolarına kadar her şey muhteşem! Bulunduğu sokakta zaten bir çok fotoğraflık binaya sahip 🙂

  1. Meatpacking District (Kodbyen)

Vesterbro bölgesinde içerisinde bir çok mutfağa ve kaliteli restorana ev sahipliği yapan yer. Özellikle son yıllarda kopenhag’lı gençler tarafından aşırı popüler.

NOHO

* Kahvaltı için 2 mekan önerim var burada ilki NOHO tam instagramlık mekan! Led’li yazılar, her yerde pembe flamingolar ve tavan kiraz ağaçları olan mekan! Gece de kulübe dönüşen bu yer bence şehrin en iyilerinde.

Bir diğeri MOTHER!

* Romalı Emigre tarafından kurulan bu mekan aslında odun ateşinde şahane pizzalar yapıyor ama asıl olayı hafta sonları olan açık büfe kahvaltısı sanırım!  ( 11 – 15 arası )

MOTHER

* Michelin yıldızlı bir restoran arıyorum derseniz oda burada: Namı değer KUL! İki michelin yıldızlı şef tarafından yönetiliyor ve menüde ki her şey ızgara olarak pişiyor.

Gastronomi keşfi için mutlaka burada bir sabah ve akşam mekanlarda denemeler yapın derim!

  1. California Kitchen

Eğer kase konsepti yani bowl tarzı yemekler yemeden hoşlanıyorsanız burası sizin için bir cennet! İçeride her şey sağlıklı ve tabakların hepsi ye beni diyor 🙂 Ayrıca kombucha içmeyi seviyorsanız en başarılısı da burada garanti ediyorum!

  1. Natur Tørst

Natur Tørst, Amagerbrogade 138’de yer alan sevimli bir küçük cafe. Organik süpermarketete rengarenk ve sağlıklı yemekler servis ediyorlar. Brunch tabağı, Chia puding ve Matcha Latte içmek için kesinlikle burayı tercih edin.

  1. The Union Kitchen

Büyük porsiyonların mekanı 🙂 Pazar günü kahvaltıya giderseniz çok ciddi sıra beklemeniz muhtemel ama günün her saati yemek için tercih edilebilecek bir mekan. Hamburgerlerini denemedik ama baya başarılı olduğunu duyduk. Ayrıca kişiye özel yazılı kahvelerinden de mutlaka için tam instagramlık olmaz mı 🙂

  1. Mirabelle

Kruvasanı pek ünlü olan bir mekan. Bizim deneme fırsatımız olmadı ama yakınlarındaysanız gidip deneyebilirsiniz.

  1. Royal Smushi Cafe

Eğer olağanüstü bir şey deneyimlemek ve tatmak istiyorsanız, Kopenhag’ın kalbindeki Royal Smushi Cafe’yi mutlaka deneyin.  Avizeler eşliğinde avluya girmeye ve Arne Jacobsen tarafından tasarlanan Ant sandalyesindeki kraliyet masalarına oturmaya hazır olun 🙂

Öğle yemeğine giderseniz yemeğiniz Royal Copenhagen porseleninde ki tabaklarda ve George Jensen çatal bıçak takımı ile servis ediliyor.  Tam olarak kendinizi vezir hissedeceğiniz o cafe bu cafe 🙂

 

 KOPENHAG’DA KAHVE REHBERİ

İnanılmaz derecede kahveye önem veren bir ülke burası. O yüzden size şimdi gerçekten en iyi kahvecilerin tek tek isimlerini sayıyorum YAZIN!

* Coffee Colective ( Avrupa’nın en iyi kahvecisi diyorlar bakın o derece )

* Atelier September ( Gönlümü feth eden yer )

* Coffee  First ( 3. dalga kahvecisi )

* Copenhagen Coffee Lab

 

YAPMADAN DÖNMEYİN ( aşırı iyi öneriler )

Burası bir bisiklet şehri hem de öyle amsterdam gibi değil daha fazlası! O yüzden şehri mutlaka bir gün bisikletle gezin. Her sokağına girin hem de her sokağına hiç tahmin etmediğiniz yerlerden hiç tahmin etmediğiniz binalara ve mekanlara çıkabiliyorsunuz.

Tycho Brahe Planetarium.

En fotoğraflık sokakları Magstraede, Olufsvej, Vestre Cemetery, Larslejssstraede, Nyboder ve Rundetårn da mutlaka fotoğraflar çekilin. ( Aşırı iyi instagram fotoğrafları garanti 🙂 )

Krusemyntegade sokağı

Evet Tuborg ve Carlsberg danimarka menşei bizim bildiğimiz biraları ama bence daha lokal olan Mikkeller birası için, sağlıklı yemeklere şans verin çünkü onlarda son zamanlarda benim raw ve sağlıklı yemekle kafayı bozmuş durumdalar, bol bol fotoğraf çekilin, güzel kızlara ve tarzlarına bakarken aptallaşıp benim gibi yolda takılıp düşmeyin! 🙂

 

Bir sonraki seyahatte görüşmek üzere!

instagramdan takip etmeyi unutmayın 🙂

@gizemdadali