LVIV

Herkese ilk yazım’dan selamlar 🙂 Size öyle bir şehirden bahsedeceğim ki kendinizi bir Avrupa şehrinde öylesi zengin öylesi mutlu hissedeceksiniz, karşınız da şu zamana kadar beni en çok şaşırtan şehir LVİV. Ukrayna hep bize yanlış tanıtıldı.. Belki de bu kadar zaman bir çok yere giderken Lviv’i hep es geçtik. Derken canım pegasus %40 indirimi yaptı da o seçeneğimizi bu güzel tarihi şehirden yana kullandık.

Şehir tam bir sınır şehri öyle ki Polonya’ya sadece 70 km mesafede. Konumu ve tarihi nedeni ile Polonya’dan tutun da Sovyet Rusya’ya, Naziler’den Avusturya-Macaristan imparatorluklarına kadar hepsinin hakimiyetin de kalmış o nedenle de hepsinden birer iz yaşayan bir şehir ile karşılaşıyorsunuz.

Lviv, Ukrayna

Şehrin büyük çoğunluğunu Ukraynalı’lar oluşturuyor azınlık bir kısmını da Ruslar. Ama Rusça pek konuşulmuyor, hatta çoğu ingilizce bile bilmiyor derken yinede o kadar sıcak kanlı bir millet ki illa ki bir şekilde anlaşmanın yolunu buluyorsunuz. Bunu belki de birçok yerde okuyup gördünüz ama şehirde çok ciddi bir kadın hakimiyeti var. Şaka değil %85 bir kadın nüfusundan bahsediyoruz. Otobüs şöförlerinden vatmanlar’a temizlik görevlilerin den mekanlarda çalışanların neredeyse tamamı kadın 🙂 o nedenle bizim sevgili türk erkekleri akın akın bu şehire gelme peşinde tabi ki ama korkmayın kızlar bir çok ukraynalı kız bizimkilere pas vermiyor ahahah hatta bir muhabbete denk geldik ki bizi türkler çok farklı görüyorlar galiba ama biz öyle değiliz diye yazık kendilerini açıklama ihtiyacı duyuyorlar falan! yapmayın etmeyin!

Neyse ben size ilk günden itibaren neler yaşadık tek tek anlatacağım şimdi merak etmeyin.

Şehrin havalimanı Lviv Danylo Halytskyi. Uçaktan indiğinizde çok kısa mesafe sonra pasaport kontrolü oluyor. Her ne kadar vize uygulanmayan bir ülke olsa da Ukrayna, sadece yeni çipli nüfus cüzdanı ile yada pasaport ile giriş yapabiliyorsunuz. Tabi ki iş bu kadar değil Avrupa’nın belki de hiç bir gümrük kontrolünde karşılaşmadığınız kadar bir soru yağmuru bekliyor sizi. Eğer kız kıza yada eşiniz ile birlikte gidiyorsanız çok yormuyorlar ama erkek erkeğe gidenlerin vay haline! direk sorgu odasına yönlendiriliyorsunuz 🙂 Orada neler oluyor çok bilemiyorum çünkü bize bile evli misiniz? kaç gün kalacaksınız? hangi otel? dönüş biletinizi görebilir miyiz diye sorular yönlendirdiler onlara daha detay neler sormuşlardır hiç bir tahminim yok 🙂

Lviv Havalimanın’dan Şehir Merkezine Ulaşım

Havalimanın’dan çıktığınız da sizi hemen taksiciler bekliyor olacak. Biz çok taksi tercih etmeyiz yurtdışında, her ne kadar bu şehir ucuz olsa da en azından gidişi otobüs dönüşü belki taksi yaparız diye düşündük. Şehir merkezine ulaşımı 48 ve 9 numaralı sarı otobüsler ile yapabiliyorsunuz. Ama siz benim otobüs dediğime bakmayın bizim minibüslerden daha eski bir minibüs ile 20 dk tatlı bir yolculuğa hazır olun yavaş yavaş 🙂 (Ayrıca şöförler ingilizce bilmiyor tabelaların ve durak isimlerinin hepsi kendi dillerinde bilginiz olsun) Şehir merkezinden ulaşım kişi başı sadece 5 Grivna. ( yani 80 kuruş (gözlerinden kalp çıkan emoji afdgj)) He bu arada euro yada dolar üstünüz de ne varsa küçük bir mebla change etmeniz lazım havalimanından çünkü grivna harici para kabul etmiyorlar. Sonrasın da şehir merkezinde her yerde zaten change ofisler var oralardan daha az komisyon ile bu işi halledebilirsiniz. Bu arada şimdiden dönüşümüzü de size söyleyeyim biz gelirken tanıştığımız dünya tatlısı iki türk kızla dönüş uçaklarımız da aynı olunca dönüşü birlikte taksi ile yaptık. Otelden çağırdığımız taksi ile havalimanına gittik ve toplam 110 Grivna ödedik. ( 16 TL !!! Şaka gibi değil de ne?? üstelik birde fiyatı 4’e falan böldük ahaud )  O nedenle eğer gidişte de dönüşte de taksi kullanacaksanız pazarlık yapmayı sakın unutmayın. Çünkü ciddi kazıklamaya da çalışıyor çoğu taksici. Ayrıca bir diğer seçenek tabi ki UBER. Oda aklınızda bulunsun çok rahatlık olur önceden kullandıysanız.

 

Lviv’de Konaklama

Lviv’de hem gezeceğiniz hem de yeme içme anlamında çoğu yer zaten Old Town’da olacak. O nedenle bu bölge çevresinde konaklamanızı tavsiye ediyorum hatta araştırırken Rynok Meydanı’nı baz alabilirsiniz çünkü her şey o meydan’ın çevresinde dönüyor hatta dolaşırken göreceksiniz her yol illa bu meydana çıkıyor 🙂 Biz direk bu meydan üzerinde çok tatlı bir yerde kaldık ve size de gönül rahatlığı ile tavsiye edebileceğim bir otel On The Square Guesthouse . 2 Kişi 3 gece 450 TL ödedik ki en merkez noktasında kaldık öyle düşünün daha uygun fiyatlı yerlerde vardı elbette booking’ten baktığımız da ama hani odamızın penceresi direk manzaraya bakıyordu ve kaçıramazdık bu fiyata burayı 🙂 demiştim ya kendinizi bu şehir de ciddi zengin hissedeceksiniz.

Lviv’de Gezilecek Yerler

Lviv gerçekten çok küçük bir şehir zaten dediğim gibi her şey Old Town çevresinde olduğu için toplu taşıma hiç kullanmıyorsunuz. Bizim gibi en az 3 gün kalırsanız her bir sokağı ve her bir noktayı rahatça keşfedecek sinizdir keşfettikçe de ne kadar güzel bir şehir olduğunu görüp hayran kalacaksınız. Biraz Prag’a benzettik ilk bakışta aslında biz ama zaman geçtikçe ne kadar da kendine has bir dokuya sahip olduğunu göreceksiniz. En merkez noktadan bahsedelim o zaman ilk olarak;

Rynok Meydanı (Market Square)

Her gidenin illaki dediği “aa burası bizim taksim meydanı gibi işte” nin aslında hiçte o “gibisi” olmayan yer. Şahane İtalyan ve Avusturyalı mimarlarından elinden çıkmış binaları ve gerçekten güzel mekanları bünyesinde bulunduran bir meydan burası. Üstelik genelde old town denilince turistik yerlerdir orası dersiniz belki ama ukraynalı gençlerin çoğu da hep bu çevrede takılıyor desek yeridir. Çünkü gerçekten yeme içme anlamın da yine çoğu güzel mekan bu çevrede. Meydan’da dikkatinizi illaki çekecek olan tüm o rengarenk binaların için de kendini belli eden “Black Mansion” adındaki simsiyah binayı fotoğraflamayı unutmayalım. Meydan’nın tam ortasında büyük belediye binası var. Eğer ki Lviv’e kuş bakışı bakmak isterseniz bu binanın tepesine çıkıp seyir edebilirsiniz.

Rynok Meydanı

Lviv Tarihi Müzesi ve İtalian Courtyard ( İtalyan Avlusu)

Şehrin yine en eski merkezinde Unesco Dünya mirası olarak kabul edilen bu meydan da bulunan kısmından devam ediyoruz. 19. yy’da inşa edilen ve içinde 16. ve 18. yy’a ait bir çok eder sergilensede gerçekten buranın en güzel alanı italyan avlusu. Havaların güzel olduğu dönem buradaki cafeler ve saksılardaki güzel menekşeleri ile çok güzel bir alana dönüşse de biz bunu kış döneminde gittiğimiz için göremedik ama siz denk gelirseniz mutlaka burada en azından bir kahve için gerçekten ruhunuza çok iyi gelecektir çünkü muhteşem bir avlu ayrıca tam instagram fotoğraflık bir alan 🙂

Italian Courtyard (İtalyan Avlusu)

Boim Şapeli

Lviv’de ki sanırım en enteresan yapılardan biri. Macaristan asıllı bir şarap tüccarı tarafından yaptırılmış. Siyah bir dış cepheye sahip. Rönesans’ın etkilerinin görüldüğü ve dışı komple oyma heykellerle kaplı.

Ayrıca o meşhur öpüşen tabelada bu şapelin hemen yanında haberiniz olsun 🙂

Lviv Opera House

Şehrin gerçekten simge yapılarından biri. Daha mimarisini gördüğünüzde bile ihtişamına hayran kalacaksınızdır.  Burada bale yada opera seyretmeden dönememek gerektiğini söyledi herkes ama malesef ki bizim denk gelemedik hiç birine. Ama siz haftasonu gelirseniz mutlaka birisine denk gelirsiniz diye düşünüyoruz. Çünkü laf aramızda biletler çok ucuzmuş, en ön sıradan izlemenin bedeli 20 TL gibi bir fiyat oluyormuş! Cansın sen be ukrayna nasıl sevmeyelim seni!

Virmenska Sokağı

Bu sokak Lviv halkı arasında ermeni sokağı olarak biliniyor.  Bazı üzücü olaylar sonucu buradaki evlerini terk eden ermeniler önceleri bu sokakta yaşıyorlarmış. Yine güzel fotoğraf kareleri için çok güzel bir nokta özellikle turuncu bina herkesin fotoğraf çekilmek için sıraya girdiği yapıyı sakın es geçmeyin.

Lychakiv Mezarlığı

Evet doğru anladınız burası bir mezarlık. Ne alaka diyebilirsiniz ama gitmeden fotoğraflarına google üzerinden bakarsanız neden gelinmesi gerekilen bir nokta olduğunu anlarsınız. Heykelleri ve ihtişamı ile aslında bir açık hava müzesi tadında bir yer.

Arhivna Sokağı

Bu sokağın içinde huzur var! Eğer biraz bizim gibi sinemaya meraklı biriyseniz burası kesinlikle gelmeniz gereken bir sokak.  Son bir kaç senedir Lviv’de gerçekleşen film festivali Kinolev Festival’e ithafen bu sokağın tam 7 tane farklı ismi var. Her sene sokağın başına bir tabela ekleniyor ve sokak yeni bir isim daha alıyor. Bu isimler arasında Charlie Chaplin, Federico Fellini, Ingmar Bergman, Tarkovsky Truffaut gibi isimler var.

Ivan Franka Parkı

Eğer park gezmeyi seviyorsanız biraz da şehir merkezinin dışına doğruna çıkalım derseniz yem yeşil şahane bir doğa ile buluşabilirsiniz bu parkta. Biz kardan mütevellit biraz atlamak durumunda kaldık ama siz aman atlamayın!  Bir diğer seçenekte Stryisky Park Ivan Franka’nın 3 katı büyüklüğünde zamanınız varsa buraya da uğrayabilirsiniz.

Müze, Saray Ve Kilise Gezmeyi Sevenler İçin Kısaca

Potocki Sarayı: Burası aynı zaman da Lviv Art Galeri olarak geçiyor. Adından da anlaşılacağı üzere soylu potocki ailesi tarafından yaptırılmış. İçeride bir çok sanat eseri mevcut.

Memorial Museum: Büyük acılara tanıklık etmiş eski bir hapishane. Tarihte yaşanmış tüm acı olayları adeta güzler önüne seriyor. Sizi insanlığınızdan utandıran bir çok kareye tanık oluyorsunuz, vicdanınızı sorguladığınız bir yer belki de.

Eczacılık Müzesi: Açıkçası bizim çok ilgimizi çekmediği için gezmedik ama eğer siz ilaç ve merhemlerin ilk yapılış dönemlerine tanıklık etmek isterseniz gezebilirsiniz.

Giriş; 40 Grivna

Yard of Lost Toys: Oyuncak Mezarlığı.

Latin Katedrali: Katedral Meydanı’na adını veren ihitşamlı bir yapı.

Dominican Church: Avrupa’nın en önemli barok kiliselerinden biri olarak kabul ediliyor. İç de dışı da gerçekten çok güzeldi.

High Castle: Şehrin en tepe noktası ama bizce çokta gidip görülmesi şart olan bir yer değil.

 

Lviv’de Alışveriş

Evet bu şehri çok sevdik, evet her şey çok ucuz ama işte hiç bir şeyin neredeyse hiç ucuz olmadığı o konu; Alışveriş.  Özellikle old town’da giyim üstüne hiç öyle butik mağaza gibi bir şey yok. Şehirde bir kaç alışveriş merkezi var biri old town’a çok yakın ama bizce alışveriş merkezi demeye bin şahit lazım adeta bir pasaj! Tek özelliği içinde çok ucuz Arsen adında süper market olması. Eğer ki sizde benim yurtdışın da market gezmeyi sevenlerdenseniz burası bir cennet olabilir. Özellikle peynir çeşitleri ve lokal içkileri burada çok çok ucuz.

Bir diğer seçenekte Forum Lviv. Biz şehir merkezinden yürüyerek hadi bir bakalım adına 20 dk yürüyerek ulaştık. İçeride biz kızlar için olması gereken tüm İnditex grubu mağazaları mevcut ama fiyatlar Türkiye ile hemen hemen aynı hatta biraz daha fazla bile olabiliyor o yüzden çok gerekli bir Avm değil 🙂 ama içinde yine

güzel bir süpermarket var bizde ki büyük gurme süpermarketler gibi dediğim gibi benim gibi market alışverişi seviyorsanız burada çok fazla çeşit bulabilirsiniz.

Eğer gerçekten lokal pazarlar gezmek istiyorsanız; Bernardine Kilisesi’nin önündeki ana cadde de bit pazarı tadında bir sürü ıvır zıvırın satıldığı bir alan var orayı kurcalayabilirsiniz. Bir diğer seçeneğiniz de; Dominikian Kilisesi’nin hemen yanında sahaf pazarı var burada medeni paradan broşlara, eski kitap ve fincanlardan bir çok eski eşya bulabilirsiniz.

Lviv’de Yeme – İçme Notları

Lviv’e bir diğer aşık olma nedenim bu kadar güzel mekanlara ve her mekanın kendine ait bir dokusu ve konsepti olmasıydı sanırım. Bence özellikle Ukrayna kültür başkenti seçilmesi ve son dönemlerde ki yoğun turist akınına neden olması ile adamlar turizmin işini çözmüş. Hep daha ne yapabilirim mantığı ile çıtalarını zirveye taşımışlar. Sunumları, lezzetli yemekleri, müşteriye ilgileri, zaten ucuz olan memleketin bir o kadar uygun menüleri derken gün içerisinde kaç mekan değiştirdik sayamadım bile. Burada diğer avrupa şehirleri gibi pek ayak üsttü hadi şunu yiyelim mantığı yok, zaten neden olsun ÇOK UCUZ! Bunu Lviv için her cümlemde söyleyeceğim kusura bakmayın ama şimdi okuyacaklarınız dan sonra bana hak vereceğinizi biliyorum.

The First Lviv Grill Restaurant 

Lviv’deki ilk akşam yemeğimizi burada yedik. Öncesinde hadi biraz sokakları keşfedelim derken zaten küçük olan şehir de kendimizi buranın önünde bulduk. Öncesinde aslında ciddi bir araştırma yapmıştık bu mekan için çok övenlerin yanında olumsuz bazı yorumlarda vardı ama dışarıdan baktığımızda içerisi o kadar güzel görünüyordu ki hadi gidelim dedik iyi ki de demişiz. Burası biraz bizim ocakbaşı konseptinde, ama tabi içeride balta ile dolaşan garsonlar, ortaçağdan kalma bir çok obje ile dolu duvarlar ve işkence gösterileri ile sizi ilk anda etkilemeyi başarıyor mekan. Domuz, Dana ve tavuk etine sahip menüsü. Ben 350 gr bir steak eşimde 300 gr dana şiş söyledik yanına da tabiki Pravna Birası. Yanında vişneli bir sos ile servis edilen etler öncelikle söylemem lazım ki pamuk gibiydi. Steak için Türkiyede’de böyle güzel bir et yiyebilirsiniz elbette dana şiş gerçekten çok başarılıydı. Özel marine edilmiş ve daha ilk parçada sizi şaşırtıyor. Yemeğinizi yerken günün şanslısının işkence gösterisini

seyredebiliyorsunuz. Hesap instagram da baya ilgi gördü paylaştığımda izleyenler biliyor, parmağınızı istiyorlar bir hesabın bulunduğu tahtanın üzerine ve balta ile parmağınıza kesecekmiş gibi yapıp hesabı kesiyorlar 🙂 Bence burası Lviv’de kesinlikle gelinmesi gereken bir mekan zaten metrekare başına türk düşüyor baya da bizler tarafından ünlenmiş. Biz hafta içi olduğu için rezervasyon gerekmedi ama hafta sonu gelecekler kesinlikle rezervasyon yaptırsın yada uzun bir süre beklemeyi göze alabilirsiniz.

İki kişi alkol dahil fiyat: 750 Grivna

Baczewski Restaurant

Eveeet burası orası! Hani şu bana devamlı ne kadar güzel yer bayıldık dediğiniz mekan! Piano ve kuş sesleri eşliğinde elinizde şampanyanız ile açık büfe keyifli mi keyifli bir kahvaltı yapabileceğiniz bence gayet üst düzey bir restaurant. İçeri girmeden önce size hesabı ödetip bilet gibi bir şey veriyorlar onunla içeri giriyorsunuz. Sonrası bir rüya.. Fiyata Açık büfe kahvaltı, 1 kadeh şampanya yada vodka, 1 bardak meyve suyu ve 1 adet kahve dahil. Kahvaltısı bence gayet yeterli ve lezzetliydi. Aklınıza gelebilecek bir çok çeşit var, sıcak omletinizden, istediğiniz içerikteki krepinize, meze çeşitlerinden, peynir şarküteri çeşitlerine, mantardan, sosise, en önemlisi şahane bir tatlı menüsüne sahip. Siz de benim gibi açık büfede aptallaşanlardan sanız burada işiniz çok zor 🙂 Bir defa ortam o kadar huzur verici ki uzun saatler geçirmek istiyor burada insan. Tabi şimdi merak ediyorsunuz dimi böyle bir kahvaltının bedeli ne diye? O zaman sıkı durun!

Kişi başı kahvaltı her şey dahil: 120 Grivna

Şaka değil yaklaşık 16 TL ye geliyor. Böyle bir İstanbul’da olsa 160 TL falan olur bakın net söylüyorum o yüzden bu mekan Lviv’in olmazsa olmazı!

Baczewski Restaurant

Cabinet Lviv

Eğer ki Lviv’e gitmeden önce biraz mekan araştırması yaparsanız burayı listelerde göreceksinizdir. Mekanın menüsü bile hiç önemli değil, kuş kafesleri ile dolu bu mekanın atmosferini yaşamak isteyeceksiniz. Gerçekten inanılmaz güzel dekore edilmiş iki katlı bir mekan. Burada bir şeyler içerken huzuru iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Biz sıcak şarap tarzında özel menüsünden iki içecek ve bal kabaklı cheescake söyledik. Bizim bildiğimiz cheescake den çok farklı ama lezzetliydi. Amaaan ne önemi var bu mekan da ne içsen insana güzel gelir zaten!

İki kişi ortalama fiyat: 150 Grivna

Cabinet

Arsenal Ribs And Spirits

Karlı Lviv gününde, bizi mest eden bir mekandı burası. Biz öğleden sonra gittiğimiz için çok fazla yoğunluğa denk gelmedik ama akşamları çok ciddi kapısında kuyruk olan bir mekan. Kapıda ki kuyruğa aldanmayın ilk hedef karatahtaya isminizi yazdırmak, burada çatal bıçak yasak ,şirin lavobolar ve dev kağıt havlular var masada. İlk girişte o muhteşem ateşte pişen ve görüntüsüne hayran kaldığımız kaburgalar. Mekan domuz eti ağırlıklı ama tabi dana eti de mevcut. Yine ortada baltalı kızlar kol geziyor 🙂 dedik ya çatal bıçak kullanmak yasak size balta ile gelip eti parçalıyorlar sizde afiyetle ellerinizle yiyorsunuz. Mekan da orta çağ müzikleri çalıyor aynı zaman da ve kendinizi gerçekten o dönemler de yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Domuz eti yiyenlere çok tatlı önlükleri servis ediliyor. Önlüğü giyen her masada flaşlar patlıyor 🙂 gerçekten ambiyans olarak ta lezzet olarak ta bizi çok etkileyen bir mekan oldu. Biz artık yemek yemekten fenalık geçirdiğimiz için ortaya sadece patates ve tereyağlı 2 adet bazlama ekmeği, iki bira ve 1 porsiyon domuz kaburga söyledik.

600 gr kaburga alkol dahil fiyat: 170 Grivna

Pork Ribs – Domuz Kaburgası

 

Black Honey

Lviv’de ucuz yemek, ucuz ve iyi kahve den kendini kaybedenlerde istikamet Black Honey.  Burası şehrin tartışmasız en iyi 3. nesil kahvecilerinden biri ayrıca tam bir blogger mekanı. İçerideki ışık o kadar iyi ki tam olarak o hayaliniz de ki ünlü kahve bardağı fotoğrafını çekebileceğiniz bir yer 🙂  her şey bir yana kahveleri gerçekten çok çok başarılı üstelik beğenirseniz paket olarak ta satın alabiliyorsunuz.

2 Adet Latte Art Fiyat: 60 Grivna

Pravda Beer Theatre

Gelelim 3 gece üst üstte illaki geldiğimiz mekana. Çünkü neden? Mekan bizim otelin tam köşe çaprazında ahahah 🙂 Şaka bir yana burası Rynok meydanın da kendi biralarını üreten 3 katlı bir işletme. En alt katta bira kazanları, giriş katında biralarını ve çok tatlı hediyelik eşyalar alabileceğiniz bir dükkan var. Saat 19.00-22.00 arası canlı müzik var. Seçtikleri parçalar harika, hem eskilerden hem de güncel şarkıları çalıyorlar, grup çok iyi. Sahneyi gören iç tarafa oturmak için erken gitmenizi öneririm. Lviv ile özdeşlemiş bu mekan olmazsa olmazlardan listeye mutlaka alın. Biz Ördek ve yanında patates ile 2 adet 75cl Bira açtırdık. Şişeler ortalama 90 Grivna’dan başlıyor. ( 75 cl ) Yemekler 60 -150 Grivna arası.

Pravda Beer Theatre

Cukor

Buranın tadı hala damağım da desem? Mekanın bardaklarından tabaklarına her şeyin de penguen var 🙂 Küçük bir yer olmasına karşın içeride ortam sıcacık. Biz kahvaltı olarak tercih ettik mekanı ama iyi ki öyle yapmışız. Menüde avakadolu blogger tabaklarından tutunda doyurucu koca koca tabaklarından bir çok kahvaltı seçeneği mevcut. Biz English Breakfast ve Egg burger söyledik başlangıç olarak. Başlangıç diyorum çünkü buranın asıl olan efsanesini yemeden dönemezdik. English Breakfast bence çok başarıylıydı. Ama bizi şaşırttan egg burger oldu. Hamburger ekmeğinin içinde sahan yumurta, bacon, yeşillik, tatlı domates sos ile gerçekten çok sevdik. Biraz keyfin ardından o muhteşem lezzete geldi sıra; Beyaz çikolatalı Bluebarry Pancake! Hala aklıma geldikçe gözlerimden kalpler çıkıyor. Yani sonunda utanmasam ekmek söyleyip sıyıracaktım yani o kadar muhteşemdi! Belki de hayatımda yediğim en iyi pancake diyebilirim ve konuyu zirvede bırakabilirim derken kahvelerinin de enfes olduğunu keşfettik. Özellikle mutlaka rose cappuccino efsaneydi! Burayıda listeye alın kahvaltı olmazsa mutlaka tatlı-kahve molası için durağınız olsun.

Cukor – Blueberry White Chocolate Pancake
Cukor – Egg Burger, English Breakfast

Lviv Coffee Manufacture

Lviv’de bu kahve olayı almış başını gitmiş. Baktık hava -12 ye doğru gidiyor kendimizi tam da donmak üzereyken buraya attık. Daha içeri girer girmez bizi mis gibi kahve kokusu karşılıyor. Tabi mekan herkese hitap ediyor aslında içecek konusunda oldukça geniş bir menüsü var. Benim mekanda ki en büyük amacım meşhur napalyon pastasından yemek ti zaten kilolalar aldı başını gitti burada bunu da es geçmemem gerekiyordu battı balık yan gider. Ben pek sevemedim bu meşhur napolyon pastayı. Çok çok hafif evet ama yani rüyalarıma girebilecek düzeyde bir lezzet malesef ki olamaz.

 

Khleb i Vino

İçeriye girdiğinizde bir anda geçmişe gidiyorsunuz. Masalar da yanan mumlar ve ortam çok sevimli. Özellikle akşam hava karardığında ışıklarla beraber çok keyifli bir hal alıyor. Renkli burgerların dan biz en meşhur olan siyah burger’ı tercih ettik.Gayet lezzetliydi ama hayatım da yediğim en iyi burger diyemem. Servis inanılmaz hızlı, çalışanlar çok güler yüzlü. Loş romantik bir ortam arayanlar için şarap içip keyif yapabileceğiniz bir mekan. Fiyatlar da oldukça makul; Burger çeşitleri 60 Grivna, Bira 40 Grivna, 1 kadeh şarap 35 Grivna.

O meşhur siyah burger
Khleb İ Vino

Champagneria X&X

Konseptine bayıldığımız Champagneria X&X adından da anlaşılacağı üzerine şampanya ağırlıklı bir mekan. Ama oda nesi şampanya’nın yanında pide ve mantı mı? 🙂 Sakın yok daha neler demeyin, bence burada ki pideyi yediğiniz de Türkiye’de ben pide yememişim diyeceksiniz! Peynirli ve etli olarak iki çeşidi var biz etliyi tercih ettik. Domuz, dana ve tavuk etini mixleyip yapıyorlarmış. Önce acaba güzel midir diye düşündük ama çok çok lezzetliydi. Gürcü mantısı da çok iyiydi hatta ikinci tabağı söyledik. Tekli adet olarak alabiliyorsunuz. Biz mantarlı ve peynirli olarak 2 çeşit söyledik. Burası bizim favori mekanlarımızdan oldu açıkçası. Düşünsenize mekan da şampanya açtırıyorsunuz ve sadece 240 Grivna! Valla Lviv sen cansın hatta bence bitanesin 🙂 Pide 90 Grivna, Mantıların adedi 16 Grivna. Burası bir cennet değil de ne?

Champagneria X&X

Lviv Handmade Chocolate Cafe

Lviv bir çikolata cenneti. Bunu daha otele ilk vardığımız anda yatağımıza konulan çikolatalardan anlamıştık 🙂 Otelimizin hemen yan sokağındaydı Handmade Chocolate. İçerideki kokuyu tarif etmem mümkün değil! Eğer benim gibi bir tatlı ve çikolata delisiyseniz ancak belki ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. Alt katı cafe ve üretim olan mekan da sıcak çikolata içebiliyorsunuz. Üst katında ise binlerce çeşit çikolata alabileceğiniz bir stand dolu bir bölümden ibaret. Fiyatlar Lviv ortalamasın da ama ben Rossen’inde çikolatasını çok beğenmiştim ve fiyatları çok daha uygundu. Özellikle fındıklısı ve tiramisulu olanı ALLAH ALLAH! Her ikisinin de bazı çeşitleri Free shop ta satılıyor ama merkezden alırsanız çok daha uyguna geliyor bilginiz olsun.

Lviv Handmade Chocolate

 

House of Legends

Lviv’de en güzel fotoğraf nerede çekilirin cevabı bu mekan sanırım. Yine bana instagram çok sorduğunuz o terasında ışıkların ve bir eski arabanın olduğu mekan. Aslında burası 4 buçuk katlı bir yer giriş katında hediyelik eşya satın alabileceğiniz bir bölüm var daha sonrasında her bir katta ayrı ayrı mekan konsept olan bir tarihi bir bina. Olayın aslı tabi ki teras katın da ki mekan. Aslında fotoğraf çekilme haricinde pek bir olayı yok en kötü bir bira içer kalkarsınız. Ama herkes arabanın peşinde haberiniz olsun tüm yaratıcılığınızı kullanmakta sizin!

House of Legends